Kasten öldürmeye teşebbüs suçunda failin gönüllü vazgeçmesi (TCK m. 36) ile etkin pişmanlığı nasıl ayırt edilir? Mağduru vurduktan hemen sonra 112'yi arayarak yardım isteyen failin durumu hangi kurum kapsamında değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #29019

Gönüllü vazgeçme ile etkin pişmanlık arasındaki temel fark, suçun tamamlanıp tamamlanmadığı ve failin iradesinin yöneldiği amaçtır. Gönüllü vazgeçme (TCK m. 36), failin suçun icra hareketlerinden kendi iradesiyle vazgeçmesi veya neticenin meydana gelmesini kendi çabasıyla önlemesidir. Bu durumda suç henüz tamamlanmamıştır. Etkin pişmanlık ise, suç tamamlandıktan sonra failin, yine kendi iradesiyle, suçun olumsuz sonuçlarını gidermeye yönelik çaba göstermesidir. Kasten öldürmeye teşebbüs, neticeli bir suç olduğu için, netice (ölüm) gerçekleşmediği sürece suç 'teşebbüs' aşamasındadır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2024/8 E., 2024/5175 K. sayılı kararında ele alınan olayda olduğu gibi, failin mağduru vurduktan sonra (icra hareketlerini tamamladıktan sonra) ölüm neticesinin gerçekleşmesini önlemek için 112'yi araması, neticenin meydana gelmesini önlemeye yönelik bir çaba olduğu için 'gönüllü vazgeçme' kapsamında değerlendirilir. Bu durumda fail, teşebbüsten değil, eğer bir yaralanma varsa tamamlanmış kasten yaralama suçundan sorumlu tutulur. Etkin pişmanlık, kasten öldürme suçunda düzenlenmiş bir kurum değildir.