TMK m.407 (Taslak m.22) ve m.471 (Taslak m.25) taslak düzenlemeleri, hükümlülerin kısıtlanması ve vesayetin sona ermesi konularında AYM'nin 'orantılılık' ilkesine ilişkin eleştirilerini ne ölçüde gidermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #290017

AYM, otomatik ve genel kısıtlamanın orantısız olduğunu belirtmişti. Taslak düzenlemeler, kısıtlamayı ve vesayetin devamını kişinin isteğine, cezanın süresine (beş yıl altı/üstü ayrımı) ve en önemlisi 'kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gereklilik' gibi somut değerlendirme kriterlerine bağlayarak orantılılık ilkesine daha uygun bir yapı kurmayı hedeflemektedir. Artık her hükümlü otomatik olarak kısıtlanmayacak, durumu bireysel olarak değerlendirilecektir. (Taslak m.22 ve m.25, TMK m.407, m.471)