İYUK m. 20/A-2-i bendine göre, ivedi yargılama usulünde Danıştay, temyiz incelemesi üzerine 'maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse' veya 'temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise' işin esası hakkında karar verir. Bu iki durum arasındaki fark nedir ve hangi durumlarda bu yetki kullanılabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289731

İki durum arasındaki fark, uyuşmazlığın niteliği ve Danıştay'ın yapacağı denetimin kapsamıyla ilgilidir. **1) Maddi Vakıalar Hakkında Edinilen Bilgiyi Yeterli Görürse:** Bu durum, uyuşmazlığın çözümünün maddi olayların (vakıaların) tespitine bağlı olduğu, ancak ilk derece mahkemesinin bu vakıaları yanlış değerlendirdiği veya bunlardan yanlış bir hukuki sonuç çıkardığı hallerde uygulanır. Danıştay, dosyada bulunan delillerin (bilirkişi raporu, keşif tutanağı, belgeler vb.) maddi vakıayı aydınlatmak için yeterli olduğunu, yeniden bir delil toplamaya gerek olmadığını düşünürse, bu mevcut delillere dayanarak ilk derece mahkemesinin kararını kaldırır ve davanın esası hakkında kendisi nihai kararı verir. **2) Temyiz Sadece Hukuki Noktalara İlişkin İse:** Bu durumda ise, taraflar arasında maddi vakıalar konusunda bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, bu sabit olan maddi vakıalara hangi hukuk kuralının nasıl uygulanacağı konusundadır. Yani, sorun tamamen bir 'hukuki yorum' sorunudur. Örneğin, bir ihalede yaşanan olaylar konusunda bir tartışma yoktur, ancak bu olayların ihale mevzuatına göre bir 'ihlal' teşkil edip etmediği tartışmalıdır. Danıştay, bu durumda, maddi olaylara dokunmadan, sadece hukuki yorumu düzelterek işin esası hakkında karar verir. Her iki durumun ortak amacı, dosyanın gereksiz yere ilk derece mahkemesine geri gönderilmesini önleyerek yargılamayı hızlandırmaktır.