Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/5170 E. sayılı kararında, mahkemenin, suçun mağduru olan Cumhurbaşkanını duruşmadan haberdar etmemesi, kararın mağdur yönünden 'kesinleşmediği' sonucuna yol açmıştır. Bir hükmün taraflardan biri yönünden kesinleşip diğeri yönünden kesinleşmemesi mümkün müdür? Bu durumun hukuki sonuçları nelerdir?
Evet, mümkündür. Bir hüküm, tarafların her biri için kanun yolu başvuru sürelerinin dolmasıyla ayrı ayrı kesinleşir. Bu duruma 'şekli kesinleşme' denir. Karara konu olayda, beraat hükmü sanık lehine olduğu için sanık tarafından temyiz edilmemiştir ve sanık açısından yasal süre içinde kesinleşmiştir. Ancak, suçun mağduru olan Cumhurbaşkanına karar usulüne uygun tebliğ edilmediği için, onun açısından kanun yolu (temyiz) süresi hiç başlamamıştır. Dolayısıyla, hüküm mağdur olan Cumhurbaşkanı yönünden kesinleşmemiştir. Bu durumun hukuki sonuçları şunlardır: 1) **Olağan Kanun Yolu Açıklığı:** Mağdur, karar kendisine tebliğ edildiği andan itibaren yasal süre içinde temyiz hakkını kullanabilir. 2) **Olağanüstü Kanun Yolu Kapalılığı:** Hüküm, tüm taraflar yönünden kesinleşmediği için, 'kanun yararına bozma' gibi olağanüstü kanun yollarına konu edilemez. Yargıtay da kararında bu nedenle kanun yararına bozma talebini reddetmiştir. 3) **Hükmün İnfaz Edilemezliği:** Özellikle mahkumiyet hükümleri, tüm taraflar yönünden kesinleşmeden infaz edilemez. Kısacası, kesinleşme her bir taraf için ayrı ayrı değerlendirilen bir hukuki durumdur.