Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda (TCK m. 109) etkin pişmanlık hükümlerinin (TCK m. 110) uygulanabilmesi için aranan 'mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın' serbest bırakılması şartı, mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanması durumunda gerçekleşmiş sayılır mı?
Bu konu Yargıtay kararlarında tartışmalıdır ancak genel eğilim, zararın niteliğine göre karar verilmesi yönündedir. TCK m. 109/6, kasten yaralama suçunun 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin' gerçekleşmesi durumunda ayrıca kasten yaralama suçundan ceza verileceğini düzenler. Bu, ağırlaşmış yaralama hallerinde etkin pişmanlığın uygulanamayacağını gösterir. Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/799 E., 2015/419 K. ve 2021/344 E., 2023/665 K. sayılı kararlarında, suçun işlenmesi sırasında ve suçun doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin unsurunu oluşturan ve kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine ulaşmayan basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralanmaların, TCK m. 110'un uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği kabul edilmiştir. Önemli olan, failin ayrıca bir kastla mağdurun şahsına yönelik ek bir zarar verme eyleminde bulunmamasıdır. Eğer yaralama, hürriyeti kısıtlamak için kullanılan cebirin doğal bir sonucu ise ve ağırlaşmış nitelikte değilse, diğer şartlar da varsa etkin pişmanlık uygulanabilir.