Bir ceza davasında, sanığın hem takdiri indirim (TCK m. 62) hem de seçenek yaptırıma çevirme (TCK m. 50) talebi vardır. Mahkeme, bu talepleri yanıtsız bırakarak mahkumiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay bu kararı bozduğunda, yerel mahkeme bu talepleri reddederken nasıl bir gerekçe sunmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289593

Yerel mahkeme, bozma sonrası kuracağı yeni hükümde, bu talepleri reddederken keyfi veya soyut olmayan, somut ve denetime elverişli gerekçeler sunmak zorundadır. - TCK m. 62 (Takdiri İndirim) Talebinin Reddi İçin: Mahkeme, 'sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecindeki davranışları ve suçtan sonraki pişmanlığı' gibi TCK m. 62'de sayılan kriterleri olumsuz yönde değerlendirdiğini göstermelidir. Örneğin, 'sanığın duruşmadaki pişmanlık göstermeyen tutum ve davranışları', 'suçu işleme biçimindeki kastın yoğunluğu', 'sabıkalı geçmişi itibarıyla cezanın geleceği üzerinde olumlu bir etki yapmayacağı kanaati' gibi somut gerekçeler sunmalıdır. 'Yeterli pişmanlık görülmediği' gibi soyut bir gerekçe yeterli değildir. - TCK m. 50 (Seçenek Yaptırım) Talebinin Reddi İçin: Mahkeme, TCK m. 50/1'de sayılan kriterlere dayanmalıdır. Örneğin, 'sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olması', 'kişiliği ve suç işleme eğilimi göz önüne alındığında, yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu bir kanaat oluşmadığı', 'verilen cezanın caydırıcılığının sağlanması amacıyla hapis cezasının infazının daha uygun olacağı' gibi gerekçelerle, neden seçenek yaptırımların tercih edilmediğini açıklamalıdır. (Bkz: Yargıtay 2. CD, 2015/1434 E. kararı).