İYUK m. 20/A ve 20/B'de düzenlenen özel yargılama usullerinde, genel usulden farklı olarak, Danıştay'ın temyiz incelemesi sonunda 'gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verme' yetkisi, Anayasa'nın 155. maddesinde belirtilen Danıştay'ın 'danışma ve inceleme mercii' olma göreviyle nasıl bağdaştırılabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289588

Bu yetki, ilk bakışta Danıştay'ın geleneksel rolüyle (hukukilik denetimi yapan bir üst mahkeme) çelişiyor gibi görünse de, anayasal sınırlar içinde yorumlanabilir. Anayasa m. 155, Danıştay'ın idari davaları 'görmek ve çözümlemekle' de görevli olduğunu belirtir. Kanun koyucu, belirli türdeki davalar için Danıştay'ı hem ilk ve son derece mahkemesi (örneğin, Cumhurbaşkanı kararlarına karşı) hem de temyiz mercii olarak görevlendirmiştir. İYUK m. 20/A ve 20/B'deki düzenleme, Danıştay'a, bu özel ve ivedi davalar için, bir 'sınırlı ilk derece yargılaması' yapma yetkisi vermektedir. Bu, Danıştay'ın tüm davalarda ilk derece mahkemesi gibi hareket ettiği anlamına gelmez. Sadece, kanunun açıkça belirlediği ve yargılamanın hızlandırılmasında üstün kamu yararı görülen istisnai durumlarda, dosyayı geri göndermenin yaratacağı zaman kaybını önlemek için, eksik kalan tahkikatı kendisinin tamamlayarak uyuşmazlığı nihai olarak çözme yetkisidir. Bu, kanunla verilmiş özel bir görev olup, Danıştay'ın genel 'inceleme mercii' olma niteliğini ortadan kaldırmaz, sadece belirli davalar için bu role ek bir yetki tanır.