HMK m. 331/3'e göre davanın açılmamış sayılması halinde yargılama giderleri davacıya yükletilir. Peki, davanın açılmamış sayılmasına, hem davacının hem de mahkemenin bir ihmalinin (örneğin, mahkemenin davacıya eksik harcı tamamlaması için usulüne uygun kesin süre vermemesi) neden olduğu durumlarda, yargılama giderleri yine de tamamen davacıya mı yükletilir?
Bu durumda, yargılama giderlerinin tamamen davacıya yükletilmesi hakkaniyete aykırı olabilir. HMK m. 331/3'ün mutlak ifadesine rağmen, davanın açılmamış sayılmasına yol açan süreçte mahkemenin de bir kusuru varsa, Yargıtay'ın hakkaniyet gereği giderlerin paylaştırılması veya davacı üzerinde bırakılmaması yönünde kararlar verdiği görülebilmektedir. Örneğin, HMK m. 150 uyarınca, takip edilmeyen bir dosyanın işlemden kaldırılması ve üç ay içinde yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Ancak, mahkemenin dosyayı işlemden kaldırdığına dair ara kararını davacıya usulüne uygun tebliğ etmemesi, davacının yenileme hakkını kullanmasını engeller. Bu durumda, sonradan verilen açılmamış sayılma kararının temelinde mahkemenin de bir ihmali vardır. Böyle bir durumda, mahkemenin yargılama giderlerini hakkaniyete uygun olarak paylaştırması veya davalı lehine vekalet ücretine hükmetmemesi, dürüstlük kuralının bir gereği olarak kabul edilebilir. Ancak bu, genel kuralın bir istisnasıdır ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.