Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/1480 E. sayılı kararında, 'Parsel parsel sattınız...' şeklindeki ifadenin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı belirtilirken, aynı kararın başka bir bölümünde, diğer katılanlara yönelik hakaret eylemlerinde 'teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek fazla ceza tayini' eleştirilmiştir. Bu durum, Yargıtay'ın hakaret suçunu değerlendirirken hangi temel ayrıma dayandığını göstermektedir?
Bu durum, Yargıtay'ın, bir ifadenin 'eleştiri' mi yoksa 'hakaret' mi olduğunu belirlerken, ifadenin içeriğini ve bağlamını dikkatle analiz ettiğini ve bu iki kategori arasında net bir ayrım yaptığını göstermektedir. 'Parsel parsel sattınız...' gibi ifadeler, kamuoyunda bilinen yolsuzluk iddialarına yönelik, güncel ve siyasi bir bağlamı olan, sert ama 'ağır eleştiri' niteliğinde ifadeler olarak kabul edilmiş ve ifade özgürlüğü kapsamında görülmüştür. Bu nedenle bu ifadeden mahkumiyet kurulması bozulmuştur. Kararın diğer bölümünde eleştirilen 'fazla ceza tayini' ise, mahkemenin 'hakaret' olarak kabul ettiği ve bu nitelendirmesi Yargıtay tarafından da benimsenen başka ifadelere ilişkindir. Yargıtay burada, fiilin hakaret suçunu oluşturduğunu kabul etmekle birlikte, TCK m. 61 uyarınca temel ceza belirlenirken, fiilin ağırlığıyla orantılı olmayan, aşırı bir cezaya hükmedildiğini belirtmektedir. Kısacası, Yargıtay bir yanda ifadenin suç olup olmadığını (eleştiri/hakaret ayrımı), diğer yanda ise suç olduğu kabul edilen fiil için verilen cezanın orantılı olup olmadığını (cezanın bireyselleştirilmesi) ayrı ayrı denetlemektedir.