Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/1480 E. sayılı kararında, sanığın eyleminin hem TCK m. 299'a (Cumhurbaşkanına hakaret) hem de diğer katılanlara yönelik TCK m. 125'e (genel hakaret) uyduğu kabul edilmiştir. Bu durumda, tek bir eylemle birden fazla kişiye hakaret edildiğinde, TCK m. 43/2'nin uygulanması gerekirken, neden TCK m. 299 için ayrı bir değerlendirme yapılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289553

Çünkü TCK m. 299, mağdurunun sıfatı (Cumhurbaşkanı) nedeniyle genel hakaret suçundan ayrılan 'özel' bir suçtur. TCK m. 43/2, 'Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi' halinde uygulanır. Burada ise tek bir fiille (örneğin bir sosyal medya paylaşımıyla) iki 'farklı' suç işlenmektedir: Biri mağduru Cumhurbaşkanı olan TCK m. 299, diğeri ise mağdurları sıradan vatandaşlar olan TCK m. 125. Bu durumda, 'farklı neviden fikri içtima' kuralı olan TCK m. 44 uygulanır. Bu kurala göre, işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır. TCK m. 299'un cezası, TCK m. 125'ten daha ağır olduğu için, fail sadece TCK m. 299'dan cezalandırılır. Yargıtay'ın kararında TCK m. 43/2'ye atıf yapılması, muhtemelen birden fazla sıradan vatandaşa da hakaret edilmesi nedeniyle bu kişilere yönelik eylemin kendi içinde zincirleme suç oluşturduğunu belirtmek içindir. Ancak Cumhurbaşkanına yönelik hakaret, her zaman ayrı ve özel norm olarak öncelikle değerlendirilir.