Bir TCK m. 299 davası, Adalet Bakanı'nın izni alınmadan açılmış ve yargılama devam ederken bu eksiklik fark edilmiştir. Mahkeme durma kararı verip izin istemiş, ancak Bakanlık 'kovuşturma izni verilmemesine' karar vermiştir. Bu durumda mahkeme, sanık lehine vekalet ücretine hükmedebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289537

Evet, hükmetmelidir. Bu durumda mahkeme, CMK m. 223/8 uyarınca 'davanın düşmesi' kararı verecektir. Düşme kararı, sanığın beraat ettiği anlamına gelmese de, davanın esası hakkında bir mahkumiyetle sonuçlanmadığı ve davanın sona erdiği anlamına gelir. Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in ilgili hükümleri ve CMK m. 324 vd. uyarınca, hakkında açılan kamu davasının düşmesiyle sonuçlanan ve kendisini bir müdafi ile temsil ettiren sanık lehine, Hazine aleyhine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre maktu bir vekalet ücretine hükmedilir. Davanın, kovuşturma şartı olan Bakanlık izninin yokluğu nedeniyle düşürülmesi, bu davanın sanık aleyhine sürdürülmemesi gerektiği anlamına gelir. Bu durumda sanık, haksız yere bir kovuşturmaya maruz kalmış sayılır ve bu süreçte yaptığı avukatlık masrafının karşılığı olan vekalet ücretini talep etme hakkına sahip olur.