Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/838 E. sayılı kararında, sanığın eyleminin alenen işlenmediği kabul edilerek TCK 299/2'nin uygulanmaması gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda, sanık hakkında temel ceza (TCK 299/1) uygulanırken, eylemin birden fazla kamu görevlisine (polis memurlarına) karşı işlenmiş olması, TCK m. 61 uyarınca cezanın belirlenmesinde bir etken olabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289536

Evet, olabilir. Eylemin 'alenen' işlenmemiş olması, nitelikli hal olan TCK m. 299/2'nin uygulanmasını engeller. Ancak bu, eylemin işleniş şeklinin cezanın bireyselleştirilmesinde (TCK m. 61) dikkate alınmayacağı anlamına gelmez. TCK m. 61/1, temel ceza belirlenirken 'suçun işleniş biçimi', 'suçun işlendiği yer ve zaman' gibi kriterlerin göz önünde bulundurulmasını emreder. Sanığın, hakaretini bir değil, birden fazla polis memurunun duyacağı şekilde, bir kamu otoritesini temsil eden aracın (ekip otosu) içinde işlemesi, failin kastının yoğunluğunu ve eylemindeki cüretkarlığı gösterebilir. Mahkeme, bu durumu, 'suçun işleniş biçimindeki özellik' olarak değerlendirip, temel cezayı TCK m. 299/1'deki alt sınır olan 1 yıldan bir miktar uzaklaşarak, örneğin 1 yıl 3 ay veya 1 yıl 6 ay olarak belirleyebilir. Yani, aleniyet gibi özel bir nitelikli hali oluşturmayan durumlar, cezanın temel miktarının belirlenmesinde genel ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler olarak dikkate alınabilir.