TCK m. 299'da düzenlenen suçun, bir Türk vatandaşının yurtdışında internet yoluyla işlemesi durumunda, Türk ceza kanunlarının uygulanabilirliğini (Türkiye'nin yargı hakkını) TCK'nın 4 ila 13. maddeleri çerçevesinde tartışınız.
Bir Türk vatandaşının, yurtdışında internet yoluyla Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlemesi durumunda, Türk ceza kanunlarının uygulanabilirliği, yani Türkiye'nin yargı hakkı, TCK'nın 'yer bakımından uygulama' ilkelerine göre belirlenir. Bu durumda birkaç ilke devreye girebilir: 1) **Şahsilik İlkesi (Failin Vatandaşlığı - TCK m. 11):** Bu ilkeye göre, bir Türk vatandaşı, yurtdışında, Türk kanunlarına göre alt sınırı bir yıldan az olmayan bir hapis cezasını gerektiren bir suç işlerse, Türkiye'de yargılanır. TCK m. 299'un alt sınırı bir yıl hapis cezası olduğu için bu şart sağlanmaktadır. Dolayısıyla, fail Türk vatandaşı olduğu için, eylemi yurtdışından işlemiş olsa bile Türkiye'de yargılanabilir. 2) **Mülkilik İlkesi (Hareketin veya Neticenin Türkiye'de Gerçekleşmesi - TCK m. 8):** İnternet suçlarında, eylemin 'işlendiği yer' tartışmalıdır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, internet yoluyla işlenen suçlarda, eylemin yöneldiği mağdurun bulunduğu yerden veya zararlı neticenin ortaya çıktığı yerden erişim sağlandığında, suç Türkiye'de işlenmiş sayılır. Hakaret suçunda, onur ve saygınlığın zedelendiği yer mağdurun bulunduğu yerdir. Cumhurbaşkanı Türkiye'de bulunduğu ve hakaretin etkisi Türkiye'de doğduğu için, 'neticenin gerçekleştiği yer' prensibi uyarınca suç Türkiye'de işlenmiş kabul edilir ve mülkilik ilkesi gereği Türk mahkemeleri yetkili olur. Sonuç olarak, hem şahsilik hem de mülkilik ilkeleri, bu tür bir eylemde Türk yargı hakkının varlığını güçlü bir şekilde desteklemektedir.