Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2015/1434 E. sayılı kararında, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olduğu belirtilmiştir. Bu tespitin, 6183 sayılı Kanun'un 106. maddesindeki 'terkin edilecek tutar' açısından pratik önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289526

Bu tespitin pratik önemi, düşük miktarlı yargılama giderlerinin tahsil edilip edilmeyeceği konusunda aceleci bir karar verilmesini önlemektir. 6183 sayılı Kanun'un 106. maddesi, belirli bir tutarın (karar tarihinde 20 TL) altındaki amme alacaklarının tahsilinden vazgeçilmesini, yani terkin edilmesini öngörür. Hüküm anında, o ana kadar yapılmış olan yargılama gideri bu terkin sınırının altında olabilir. Ancak yargılama süreci, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder (temyiz, karar düzeltme aşamaları, tebligatlar vb.). Bu sonraki aşamalarda da yeni masraflar (posta gideri, harç vb.) ortaya çıkabilir. Yargıtay'ın tespiti şudur: Hüküm anındaki gider miktarına bakarak 'bu miktar terkin sınırının altında, o halde tahsiline karar verilmesin' demek doğru değildir. Çünkü kesinleşme anında yapılacak yeni masraflarla birlikte toplam yargılama gideri bu sınırı aşabilir. Bu nedenle Yargıtay, bu konunun 'infaz aşamasında değerlendirilmesinin mümkün' olduğunu belirtir. Yani, hüküm kesinleştiğinde, o ana kadar yapılmış olan tüm yargılama giderlerinin toplamı hesaplanır. Eğer bu nihai toplam, o tarihteki terkin sınırının altında kalıyorsa, infaz savcılığı bu giderin tahsilinden vazgeçer. Eğer sınırı aşıyorsa, tamamını tahsil eder.