HMK m. 331/1 uyarınca, bir trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davasında, davalı sigorta şirketi yargılama sırasında hasar bedelini davacıya öderse, dava konusuz kalır. Ancak davalı, ödeme yapmasına rağmen kusursuz olduğunu iddia ederse, mahkeme yargılama giderlerine nasıl hükmetmelidir?
Bu durumda mahkeme, HMK m. 331/1'i titizlikle uygulamak zorundadır. Davanın ödeme nedeniyle konusuz kalması, davalının sorumluluğu kabul ettiği anlamına gelmez. Mahkeme, 'karar verilmesine yer olmadığına' karar verir, ancak yargılama giderleri için 'davanın açıldığı andaki haklılık durumunu' tespit etmek üzere yargılamaya devam eder. Bu tespit için, kazanın meydana gelmesindeki kusur durumunu incelemek zorundadır. Mahkeme, bilirkişi raporu, kaza tespit tutanağı, tanık beyanları gibi delilleri değerlendirerek, kazada hangi tarafın ne oranda kusurlu olduğunu belirler. - **Eğer davalının (veya sigortalısının) %100 kusurlu olduğu sonucuna varırsa,** davacının dava açmakta haklı olduğuna ve davaya davalının sebebiyet verdiğine karar verir. Bu durumda, tüm yargılama giderlerini ve davacı lehine vekalet ücretini davalıya yükler. - **Eğer davacının %100 kusurlu olduğu (davalının kusursuz olduğu) sonucuna varırsa,** davacının haksız yere dava açtığına karar verir ve tüm yargılama giderlerini davacıya yükler. Davalının yaptığı ödeme, bu durumda bir 'sebepsiz zenginleşme' teşkil edebilir ve davalı bunu ayrı bir davayla geri isteyebilir. - **Eğer müterafik (ortak) kusur varsa,** giderleri kusur oranına göre taraflar arasında paylaştırır. Kısacası, ödeme eylemi tek başına gider sorumluluğunu belirlemez; belirleyici olan, altta yatan hukuki uyuşmazlıktaki (kusur durumu) haklılıktır.