İYUK m. 20/B-1-h'de, sınav davalarında Danıştay'ın 'gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar' verebileceği belirtilmiştir. Bu yetkinin, ivedi yargılama usulünü düzenleyen m. 20/A-2-i'deki benzer yetkiden bir farkı var mıdır? Sınav davalarında bu yetkinin daha geniş yorumlanmasının sebebi ne olabilir?
İki maddedeki yetkinin lafzı ve amacı büyük ölçüde aynıdır: Yargılamayı hızlandırmak ve dosyanın mahkemeler arasında gidip gelmesini önlemek. Ancak, sınav davalarında (m. 20/B) bu yetkinin daha geniş ve sık uygulanma potansiyeli vardır. Bunun sebebi, uyuşmazlığın niteliğidir. Sınav davaları, genellikle bir veya birkaç sorunun bilimsel-teknik yönden hatalı olup olmadığına ilişkindir. Danıştay, bu tür bir uyuşmazlığı çözmek için gerekli olan incelemeyi (yeni bir bilirkişi heyeti oluşturup rapor alma) bizzat kendisi kolaylıkla yapabilir. Bu, genellikle karmaşık maddi vakıaların veya tanık dinlemelerinin gerektiği diğer idari davalardan daha basit bir tahkikat sürecidir. Danıştay'ın bu incelemeyi kendisi yapması, dosyayı ilk derece mahkemesine gönderip aynı sürecin orada tekrarlanmasını beklemekten çok daha hızlıdır. İvedi yargılama usulündeki davalar (ihale, kamulaştırma vb.) daha karmaşık maddi olgular içerebileceği için, Danıştay'ın bu yetkiyi kullanması daha istisnai olabilir. Sınav davalarının doğası, Danıştay'ın 'ilk derece mahkemesi gibi' hareket etmesine daha elverişlidir.