Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2016/16824 E. sayılı kararında, mahkemenin 'yargı yolunun caiz olmaması' nedeniyle verdiği usulden ret kararında, 'dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine' ve 'yargılama giderlerinin... yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine' karar vermesi neden hatalı bulunmuştur? Bu durumun HMK m. 331/2'den farkı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289507

Bu durumun hatalı bulunmasının nedeni, 'yargı yolu uyuşmazlığı' ile 'görev/yetki uyuşmazlığı' arasındaki temel farktır. **Görev/Yetki Uyuşmazlığı (HMK m. 331/2):** Uyuşmazlık, aynı yargı kolu içindeki (adli yargı) farklı mahkemeler arasındadır. Bu durumda, dosyanın talep üzerine görevli/yetkili mahkemeye gönderilmesi usulü vardır ve yargılama giderlerine bu ikinci mahkeme hükmeder. **Yargı Yolu Uyuşmazlığı:** Uyuşmazlık, farklı yargı kolları (adli yargı - idari yargı) arasındadır. Adli yargı mahkemesi, bir davanın idari yargının görevine girdiğini tespit ettiğinde, 'yargı yolunun caiz olmaması' nedeniyle davanın usulden reddine karar verir. Bu karar, davayı o yargı kolu için nihai olarak sona erdirir. Adli yargı mahkemesinin, dosyayı idari yargı mahkemesine 'gönderme' yetkisi yoktur. Davacı, bu ret kararından sonra, eğer isterse, İYUK'taki usullere göre idari yargıda tamamen yeni bir dava açmak zorundadır. Yargıtay kararında, mahkemenin HMK m. 331/2'yi kıyasen uygulayarak dosyayı göndermeye ve giderleri ertelemeye karar vermesi bu nedenle hatalı bulunmuştur. Mahkemenin yapması gereken, davayı usulden reddetmek ve o ana kadar yapılan tüm yargılama giderleri (vekalet ücreti dahil) hakkında bizzat kendisinin bir karar vermesidir.