Danıştay 4. Dairesi'nin 2009/9359 E. sayılı kararında, defter ve belgelerini ibraz etmeyen mükellefin KDV indirimlerinin reddedilmesi hukuka uygun bulunmuştur. Bu durum, Anayasa'nın 35. maddesi ile korunan 'mülkiyet hakkı'nın bir ihlali olarak görülebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289505

Bu durum, ilk bakışta mülkiyet hakkına bir müdahale gibi görünse de, Anayasa Mahkemesi ve AİHM içtihatları çerçevesinde meşru ve orantılı bir müdahale olarak kabul edildiği için bir hak ihlali olarak görülmez. Mülkiyet hakkı mutlak bir hak değildir ve Anayasa m. 35/2 uyarınca 'kamu yararı amacıyla, kanunla' sınırlanabilir. Vergilendirme, kamu yararı amacıyla mülkiyet hakkına yapılan en temel müdahalelerden biridir. KDV indirim hakkı da, kanun koyucunun belirli şekil ve usul şartlarına bağladığı bir haktır. Mükellefin, defter ve belgelerini ibraz etme gibi en temel yasal yükümlülüğünü yerine getirmemesi, vergi sisteminin işleyişini ve devletin vergi alacağının doğru bir şekilde tespit edilmesini engeller. Bu durumda, KDV indirim hakkının reddedilmesi, hem kanuni bir dayanağa sahiptir (KDV Kanunu m. 29, 34) hem de vergi kaybını önleme ve vergi adaletini sağlama gibi meşru bir kamu yararı amacı taşır. Yükümlülüğünü yerine getirmeyen mükellefe bu hakkın tanınmaması, 'orantılılık' ilkesini de ihlal etmez. Çünkü bu sonuç, doğrudan mükellefin kendi eylemsizliğinden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla, bu uygulama mülkiyet hakkının bir ihlali olarak kabul edilmez.