Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/1441 E. sayılı kararında, yerel mahkemenin beraat gerekçesi ile hüküm fıkrası arasındaki çelişki bozma nedeni sayılmıştır. Yargıtay bu durumda, sadece çelişkiyi düzeltmekle mi yetinir, yoksa davanın esası hakkında da bir değerlendirme yapar mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289502

Yargıtay bu durumda sadece çelişkiyi düzeltmekle yetinmez, davanın esası hakkında da bir değerlendirme yaparak hukuka uygun olan kararın ne olması gerektiğini belirtir. Karara konu olayda, yerel mahkeme 'ihtilat unsuru yok' diye beraat kararı vermiş, hüküm fıkrasına ise 'suç kanunda düzenlenmemiş' yazmıştır. Yargıtay, bu çelişkiyi ve hukuka aykırılığı tespit ettikten sonra, olayın esasına girmiştir. Sanığın 155 hattını arayarak 'yavşak ve gevşek' şeklindeki sözleri söylediğini, TCK 299'da ihtilat unsurunun aranmadığını, bu sözlerin hakaret suçunu oluşturduğunu belirtmiş ve sonuç olarak 'hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden' beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Yani Yargıtay, sadece usuli hatayı veya çelişkiyi değil, aynı zamanda mahkemenin esasa ilişkin vardığı sonucun da (beraat) yanlış olduğunu, doğru kararın 'mahkumiyet' olması gerektiğini ortaya koymuştur. Bu, Yargıtay'ın denetiminin hem usule hem de esasa ilişkin olduğunu gösterir.