Danıştay 3. Dairesi'nin 2012/4976 E. sayılı kararında, mahkemenin, davalı idarenin savunma dilekçesini davacıya tebliğ etmeden dosyayı tekemmül etmiş sayarak karar vermesi neden usule aykırı bulunmuştur? Bu durum, çelişmeli yargılama ilkesini nasıl etkiler?
Bu durum, İYUK m. 16'daki açık usul kuralının ve adil yargılanma hakkının temel unsurlarından olan 'çelişmeli yargılama' (muaraza) ilkesinin ihlali olduğu için usule aykırı bulunmuştur. Çelişmeli yargılama ilkesi, tarafların, karşı tarafın iddia ve savunmalarından haberdar olmasını ve bunlara karşı cevap verme (karşı argüman sunma) hakkına sahip olmasını gerektirir. Karara konu olayda, mahkeme, davalı idarenin savunma dilekçesini almasına rağmen, bu dilekçeyi davacıya tebliğ edip onun cevabını beklemeden karar vermiştir. Bu, davacıyı, idarenin hangi savunmaları yaptığını, hangi delilleri sunduğunu öğrenme ve bunlara karşı kendi 'cevaba cevap' dilekçesini sunma hakkından mahrum bırakmıştır. İYUK m. 16, dilekçeler teatisi (karşılıklı verilmesi) sürecini açıkça düzenlemiştir ve dosyanın tekemmülü ancak bu süreç tamamlandıktan sonra gerçekleşir. Mahkemenin, bu süreci tamamlamadan karar vermesi, davacının savunma hakkını ve yargılamanın çelişmeli niteliğini ortadan kaldıran ağır bir usul hatasıdır ve tek başına bozma nedenidir.