Danıştay 10. Hukuk Dairesi'nin 2015/417 E. sayılı kararında, İşyeri Hekimliği sınavında hatalı bulunan soruların 'değerlendirme dışı bırakılması ve kalan doğru soruların 100 puan üzerinden yeniden değerlendirilmesi' gerektiği belirtilmiştir. Bu yöntem ile 'hatalı soruların tüm adaylar için doğru kabul edilmesi' yöntemi arasında, adayların sıralaması açısından nasıl bir fark oluşabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289492

İki yöntem de hatalı sorunun olumsuz etkisini gidermeyi amaçlasa da, adayların birbirlerine göre olan sıralamasını farklı şekillerde etkileyebilir. **1) Hatalı Sorunun Herkes İçin Doğru Kabul Edilmesi:** Bu yöntemde, hatalı soruya doğru veya yanlış cevap vermiş ya da boş bırakmış olan tüm adaylara o sorudan tam puan verilir. Bu durum, özellikle o soruyu doğru yapmış (veya şans eseri doğru şıkkı işaretlemiş) olan adayların göreceli avantajını ortadan kaldırır. Sınavın genelinde daha az başarılı olan ancak o soruyu doğru yapmış bir adayla, sınavın genelinde çok başarılı olup o soruyu yanlış yapmış bir aday arasındaki puan farkını, başarılı aday lehine daraltır. Genel olarak, tüm adayların puanını bir miktar artırır. **2) Hatalı Sorunun Değerlendirme Dışı Bırakılması:** Bu yöntemde, hatalı soru yok sayılır ve toplam geçerli soru sayısı düşürülür (örneğin 100 yerine 97). Bir sorunun puan değeri artırılır (100/100=1 puan iken, 100/97=1.03 puan olur). Puanlama, kalan geçerli sorulardaki doğru cevap sayısının bu yeni puan değeriyle çarpılmasıyla yapılır. Bu yöntem, sınavın genelinde daha çok doğru yapmış olan adayları daha çok ödüllendirir. Çünkü her bir doğru cevabın puan değeri artmıştır. Bu yöntem, adaylar arasındaki mevcut başarı sıralamasını daha sadık bir şekilde koruma eğilimindedir. Sonuç olarak, ilk yöntem puanları birbirine yaklaştırırken, ikinci yöntem mevcut başarı farklarını koruma ve hatta artırma potansiyeline sahiptir. Hangi yöntemin daha adil olduğu, sınavın türüne ve amacına göre değişebilir.