HMK m. 331/1 ve HMK m. 327 (Adli yardım) hükümleri birlikte nasıl işler? Adli yardımdan yararlanan bir davacının açtığı davanın konusuz kalması, ancak dava açmakta haklı olduğunun anlaşılması durumunda, Devlet tarafından karşılanan yargılama giderlerinin akıbeti ne olur?
Bu durumda, iki hüküm birbirini tamamlayıcı şekilde işler. Süreç şu şekilde ilerler: 1) **Dava Aşaması:** Davacı, adli yardım talebi kabul edildiği için, HMK m. 335 uyarınca gerekli olan tüm harç, avans ve giderlerden geçici olarak muaf tutulur. Bu giderler Devlet tarafından karşılanır. 2) **Davanın Konusuz Kalması:** Yargılama sırasında dava konusuz kalır. 3) **Haklılık Tespiti:** Mahkeme, HMK m. 331/1 uyarınca yaptığı incelemede, davanın açıldığı anda davacının haklı, davalının ise haksız olduğuna ve davaya davalının sebebiyet verdiğine karar verir. 4) **Giderlerin Tahsili:** Mahkeme, 'karar verilmesine yer olmadığına' karar verirken, yargılama giderlerinden davalının sorumlu olduğuna hükmeder. HMK m. 339/1 uyarınca, 'Adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar dava veya takip sonunda haksız çıkan taraftan tahsil olunur.' Bu hüküm gereğince, davanın başında Devlet tarafından karşılanmış olan tüm yargılama giderleri (harçlar, tebligat giderleri vb.), haksız çıkan ve davaya sebebiyet veren davalıdan tahsil edilerek Hazine'ye gelir kaydedilir. Kısacası, adli yardım, davacıyı geçici olarak giderlerden muaf tutar, ancak nihai sorumluluk davanın sonunda haksız çıkan tarafa ait olur.