Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/2368 E. sayılı kararında, sanığın cezaevi koğuşunda işlediği hakaret suçunda aleniyetin bulunmadığına karar verilmiştir. Peki, bu eylem cezaevi koridorunda, ziyaretçi bekleme salonunda veya duruşma için adliyeye getirildiğinde kalabalık bir koridorda işlenseydi, 'aleniyet' unsuru gerçekleşir miydi?
Evet, bu durumlarda aleniyet unsurunun gerçekleşme ihtimali çok yüksektir. Yargıtay'ın cezaevi koğuşunu aleni saymamasının nedeni, koğuşun belirli ve sınırlı sayıda kişiye tahsis edilmiş, kamuya kapalı bir mekan olmasıdır. Ancak, cezaevinin ortak kullanım alanları veya adliye koridorları farklı bir nitelik taşır. **Cezaevi Koridoru veya Ziyaretçi Bekleme Salonu:** Bu mekanlar, çok sayıda hükümlü/tutuklu, personel, avukat ve ziyaretçinin bulunduğu, kimin ne zaman orada olacağının önceden 'belirlenemediği' yerlerdir. Bu nedenle, bu tür yerlerde işlenen bir fiil, belirsiz sayıda kişi tarafından algılanma potansiyeli taşıdığı için aleni sayılır. **Adliye Koridoru:** Adliye koridorları, tanımı gereği kamuya açık mekanlardır. Burada işlenen bir suç, o anda orada bulunan avukatlar, mübaşirler, diğer dava tarafları, vatandaşlar gibi belirsiz ve değişken bir kitle tarafından duyulup görülebileceği için, aleniyet unsuru tartışmasız bir şekilde gerçekleşmiş olur. Kısacası, belirleyici olan mekanın 'kamuya açıklığı' ve oradaki kitlenin 'belirsiz' olmasıdır.