YCGK 2016/1174 E. sayılı kararında, sanık Muhammed Aslan'ın eylemi, göçmenlerin 'yurt dışına çıkmasına imkan sağlama' (TCK 79/1-b) değil, 'ülkede kalmasına imkan sağlama' (TCK 79/1-a) olarak nitelendirilmiştir. Bu nitelendirmenin gerekçesi nedir ve bu ayrımın cezai sonuçları açısından bir farkı var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289475

Bu nitelendirmenin gerekçesi, eylemin yöneldiği nihai amaçtır. Karara konu olayda, yakalanan göçmenlerin, Türkiye'yi transit kullanarak başka bir ülkeye gitmek istediklerine dair dosyada somut bir delil bulunmamaktadır. Göçmenler, ifadelerinde amaçlarının Ankara ve İstanbul'a giderek BM yetkilileriyle görüşmek olduğunu belirtmişlerdir. Bu durum, eylemin nihai hedefinin 'yurt dışına çıkış' değil, en azından o an için 'Türkiye içinde bir yere ulaşmak ve burada kalmak' olduğunu göstermektedir. Failin eylemi de (göçmenleri Hatay'dan alıp Ankara/İstanbul'a göndermek üzere otobüse bindirmek), onların bu amacına, yani 'ülkede kalmalarına' ve ülke içinde yer değiştirmelerine hizmet etmektedir. Bu nedenle Yargıtay, eylemi TCK 79/1-a kapsamında değerlendirmiştir. Bu ayrımın, TCK m. 79'daki temel ceza miktarı açısından bir farkı yoktur. Her iki seçimlik hareket de aynı fıkrada düzenlenmiş ve aynı ceza (üç yıldan sekiz yıla kadar hapis) öngörülmüştür. Ancak, suçun doğru vasıflandırılması, hukuki nitelendirmenin doğru yapılması ve hükmün gerekçesinin kanuna uygun olması açısından önemlidir.