YCGK 2017/1106 E. sayılı kararında, eski TCK ile yeni TCK'daki Cumhurbaşkanına hakaret suçları karşılaştırılırken, 'hakaret ve sövme' terimlerinin içeriğinin 5237 sayılı TCK'nın 125. maddesine göre belirleneceği ifade edilmiştir. Bu atfın pratik sonucu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289471

Bu atfın pratik sonucu, TCK m. 299'da yer alan 'hakaret' eyleminin unsurlarının, genel hakaret suçunu düzenleyen TCK m. 125'teki tanımla aynı olduğunun kabul edilmesidir. Yani, bir eylemin Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığını anlamak için, o eylemin TCK m. 125'in aradığı şartları taşıyıp taşımadığına bakılır. Bu şartlar şunlardır: 1) Kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi (örneğin 'hırsızlık yaptı' demek). 2) Sövmek suretiyle kişinin onur, şeref ve saygınlığına saldırılması (küfür içerikli ifadeler). Dolayısıyla TCK m. 299, TCK m. 125'teki suç tanımını esas alır, ancak mağdurun 'Cumhurbaşkanı' olması nedeniyle suçu özel bir kategoriye sokarak daha ağır bir yaptırım ve farklı bir kovuşturma usulü (Bakan izni) öngörür. Kısacası, 'hakaret'in ne olduğu TCK 125'ten, bu hakaretin kime yönelik olduğu ve sonuçları ise TCK 299'dan anlaşılır.