TCK m. 299'da, suçun 'basın ve yayın yoluyla' işlenmesi açıkça bir nitelikli hal olarak sayılmazken, maddenin gerekçesinde bu durumun bir nitelikli hal olarak kabul edildiği belirtilmektedir. Bu durum, TCK'nın 'kanunilik ilkesi' (m. 2) açısından bir sorun teşkil eder mi?
Hayır, bu durum 'kanunilik ilkesi' açısından bir sorun teşkil etmez. Çünkü TCK m. 299/2, suçun 'alenen işlenmesi' halinde cezanın artırılacağını açıkça düzenlemiştir. Suçun 'basın ve yayın yoluyla' işlenmesi, aleniyetin en tipik ve bariz şekillerinden biridir. Gerekçedeki ifade, kanun metninde yer alan 'aleniyet' kavramının nasıl yorumlanması gerektiğine dair bir açıklamadır; kanunda olmayan bir nitelikli hal yaratmamaktadır. Yani, suç basın yoluyla işlendiğinde, ceza artırımı gerekçedeki ifadeye değil, doğrudan TCK m. 299/2'deki 'alenen işlenme' hükmüne dayanılarak yapılır. Gerekçe, sadece kanun metninin yorumlanmasına yardımcı olan bir araçtır. Kanunilik ilkesi (suçların ve cezaların ancak kanunla konulabileceği), kanun metninde açıkça 'alenen işlenme' hali düzenlendiği için ihlal edilmiş olmaz. Basın ve yayın yoluyla işlenme, bu kanuni tanımın içine giren bir uygulama şeklidir.