6706 sayılı Kanun m. 18/2'de 'Ağır ceza mahkemesi, iade talebine ilişkin kararını, dosya üzerinden inceleme yaparak veya duruşma açarak verir' denilmektedir. Mahkemenin duruşma açıp açmama konusundaki takdir yetkisinin sınırları nelerdir? Hangi durumlarda duruşma açılması zorunlu hale gelir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289449

Kanun metni, mahkemeye bu konuda bir takdir yetkisi tanımaktadır. Ancak bu takdir yetkisi sınırsız değildir ve adil yargılanma hakkı ilkeleriyle çevrilidir. Mahkeme, şu durumlarda dosya üzerinden karar verebilir: - Talebin iadeye engel bir durumu (örneğin vatandaşlık, zamanaşımı, siyasi suç gibi) bariz bir şekilde içerdiği ve başkaca bir araştırmaya gerek olmadığı hallerde, iade talebinin reddine dosya üzerinden karar verilebilir. - Rızaya dayalı iade talebi varsa ve tüm şartlar yerine gelmişse dosya üzerinden kabul kararı verilebilir. Ancak şu durumlarda duruşma açılması zorunlu hale gelir: 1) **Delil Tartışması Gerekliliği:** İadesi talep edilen kişinin, talebin dayandığı delillere (tanık beyanları, belgeler vb.) itiraz etmesi ve bu delillerin güvenilirliğinin tartışılması gerektiği durumlarda. 2) **Çelişkili Durumlar:** Dosyadaki bilgi ve belgeler arasında çelişkiler varsa veya olayın aydınlatılması için ek bilgiye, tanık dinlenmesine ihtiyaç duyuluyorsa. 3) **Kişisel Haller (m. 11/4) İddiası:** Kişinin, iadenin kendisi veya ailesi için orantısız bir mağduriyet yaratacağına dair iddiaları varsa, bu iddiaların (aile bağları, sosyal durum vb.) doğruluğunu araştırmak için duruşma açılması gerekir. 4) **İşkence ve Kötü Muamele Riski (m. 11/1-ç) İddiası:** Kişinin iade edileceği ülkede işkenceye maruz kalacağına dair ciddi iddiaları varsa, bu iddiaların ciddiyetini ve inandırıcılığını değerlendirmek için duruşma yapılması zorunludur. Kısacası, dosyanın hukuki veya maddi yönden karmaşık olduğu veya kişinin dinlenmesinin zorunlu olduğu her durumda duruşma açılması adil yargılanma hakkının bir gereğidir.