Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2024/780 E. sayılı kararında, 'kalleş' kelimesinin hakaret oluşturmadığına karar verilirken TDK sözlük anlamına atıf yapılmıştır. Mahkemelerin, bir kelimenin hakaret olup olmadığını belirlerken sadece sözlük anlamına bağlı kalması yeterli midir? Diğer hangi unsurlar dikkate alınmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289438

Sadece sözlük anlamına bağlı kalmak yeterli değildir, ancak önemli bir başlangıç noktasıdır. Mahkemeler, daha bütüncül bir değerlendirme yapmalıdır. Dikkate alınması gereken diğer unsurlar şunlardır: 1) **Kullanıldığı Bağlam (Konteks):** Kelime, nerede, ne zaman, kime karşı ve ne amaçla kullanılmıştır? Politik bir eleştiri yazısında kullanılan bir kelime ile sokak kavgasında kullanılan aynı kelime farklı anlamlar taşıyabilir. 2) **Toplumsal ve Kültürel Algı:** Kelimenin toplumda yaygın olarak ne anlama geldiği ve ne tür bir etki yarattığı önemlidir. Bazı kelimeler sözlükte nötr görünse de, argoda veya belirli bir kültürde ağır hakaret anlamı taşıyabilir. 3) **Muhatabın Konumu:** Eleştirinin hedefi bir siyasetçi veya kamuya mal olmuş bir kişi ise, ifadenin eleştiri kapsamında kalma olasılığı daha yüksektir. 4) **Failin Kastı:** Failin amacı gerçekten onur ve saygınlığı zedelemek mi, yoksa bir durumu eleştirmek, dikkat çekmek veya sanatsal bir ifade mi ortaya koymaktır? Yargıtay kararında TDK tanımına başvurulması, objektif bir kritere dayanma çabasını gösterir. Ancak nihai karar, bu objektif kriterin, somut olayın sübjektif unsurlarıyla (bağlam, kasıt vb.) birlikte değerlendirilmesiyle verilir.