İYUK m. 20/3'e göre Cumhurbaşkanı veya bir bakanın 'gerekçesini bildirmek suretiyle' bir belgeyi vermeyebileceği belirtilmiştir. Bu 'gerekçe'nin yargısal denetimi mümkün müdür? Mahkeme, idarenin 'devlet sırrı' gerekçesini keyfi bulursa ne yapabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289429

Bu konu, yargı denetiminin sınırları ile yürütmenin takdir yetkisi arasındaki hassas dengeye ilişkindir. İYUK m. 20/3, idareye mutlak ve denetimsiz bir yetki vermemektedir; belgeyi vermeme nedeninin 'gerekçesini bildirme' şartına bağlanmıştır. Bu gerekçenin yargısal denetimi mümkündür, ancak bu denetim sınırlıdır. Mahkeme, belgenin içeriğini denetleyemez, yani 'bu belge gerçekten devlet sırrı mı, değil mi?' diye bir esasa girme incelemesi yapamaz. Ancak, idarenin ileri sürdüğü gerekçenin 'makul', 'inandırıcı' ve 'keyfi' olup olmadığını denetleyebilir. Eğer idare, soyut bir şekilde 'devlet sırrıdır' demekle yetinir veya sunduğu gerekçe açıkça dayanaksız ve keyfi görünürse, mahkeme bu durumu kararda belirtebilir. Mahkemenin bu durumda yapabileceği en etkili şey, İYUK m. 20/3'ün son cümlesini uygulamaktır: 'Verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilemez.' Yani mahkeme, 'Madem belgeyi sunmuyorsun, o belgenin içeriğine dayandırdığın savunmanı da dikkate almıyorum' diyerek, ispat yükü ve delillerin değerlendirilmesi açısından idare aleyhine bir sonuç çıkarabilir. Bu, idarenin keyfi bir şekilde belge saklamasını önleyen en önemli yargısal mekanizmadır.