6706 sayılı Kanun m. 11/1-d, iadeye konu fiil nedeniyle Türkiye'de daha önce beraat veya mahkumiyet kararı verilmişse iade talebinin kabul edilmeyeceğini düzenler. Bu, 'non bis in idem' ilkesinin bir yansımasıdır. Peki, Türkiye'de aynı fiilden dolayı devam eden bir soruşturma veya kovuşturma varken gelen iade talebinin akıbeti ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289428

Kanun metninde bu durum açıkça bir ret sebebi olarak sayılmamıştır. Ancak bu, 'non bis in idem' ilkesinin daha geniş yorumu ve adli işbirliğinin temel mantığı çerçevesinde çözümlenir. 6706 sayılı Kanun m. 11/1-f, 'iade talebine konu fiile ilişkin olarak Türk mahkemelerinin yargı yetkisinin bulunması halinde' iade talebinin kabul edilmeyebileceğini düzenleyerek mahkemeye bir takdir hakkı tanır. Uygulamada, eğer Türkiye'de aynı fiilden dolayı ciddi bir soruşturma veya kovuşturma devam ediyorsa, Türk yargı makamları genellikle kendi yargı yetkisini kullanmayı tercih eder. Bu durumda mahkeme, ya m. 11/1-f'deki takdir hakkını kullanarak iade talebini reddeder ya da daha sık rastlanan bir yöntem olarak, Türkiye'deki davanın sonucunu 'bekletici mesele' yaparak iade yargılamasını erteler. Eğer Türkiye'deki dava beraat veya mahkumiyetle sonuçlanırsa, bu durum m. 11/1-d kapsamında mutlak bir ret nedenine dönüşür ve iade talebi kesin olarak reddedilir. Eğer takipsizlik veya düşme kararı verilirse, iade talebi yeniden değerlendirilir.