Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2015/1434 E. sayılı kararında, sanığın hırsızlık suçundan etkin pişmanlık (TCK m. 168) hükümlerinden yararlanma talebi değerlendirilmiştir. Sanığın kısa kararın açıklandığı duruşmada 'zararı hemen giderebileceğine' dair beyanı, mahkemeye nasıl bir yükümlülük yükler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289414

Sanığın bu beyanı, TCK m. 168'de düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma iradesini açıkça ortaya koymaktadır. Etkin pişmanlık, failin suç nedeniyle ortaya çıkan zararı gidermesi halinde cezasında indirim yapılmasını sağlayan bir kurumdur. Sanığın, hükümden önce zararı giderme iradesini beyan etmesi, mahkemeye bu konuda bir araştırma yapma ve sanığa imkan tanıma yükümlülüğü yükler. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin kararında da belirtildiği gibi, mahkemenin yapması gereken, zararın miktarını netleştirmek, gerektiğinde ödeme yeri belirlemek ve sanığa bu zararı gidermesi için 'makul bir süre' vermektir. Mahkeme, bu imkanı tanımadan ve sanığın bu talebini hiç değerlendirmeden doğrudan hüküm kuramaz. Sanık, verilen süre içinde zararı giderirse, mahkeme TCK m. 168/2 uyarınca cezasında indirim yapmak zorundadır. Zararı gidermezse, bu durum tutanağa geçirilerek indirim uygulanmaz. Sanığın bu beyanına rağmen ona bu fırsatın hiç tanınmaması, kanunun sanığa tanıdığı bir haktan mahrum bırakılması anlamına gelir ve bozma nedenidir.