Bir davada, davalı idare mahkemenin ara kararına uymayarak istenen bilgi ve belgeleri göndermemiştir. İYUK m. 20/2'ye göre bu durumun sonuçları nelerdir ve mahkeme bu konuda nasıl bir yol izlemelidir?
İYUK m. 20/2, mahkemenin, taraflardan birinin ara kararının gereklerini yerine getirmemesi durumunda, bu durumun verilecek nihai karar üzerindeki etkisini önceden takdir edip ara kararında belirtmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Bu hükmün amacı, tarafları ara kararlarına uymaya zorlamaktır. Mahkeme şu şekilde bir yol izlemelidir: 1) **Ara Kararında İhtar:** Mahkeme, davalı idareden bir bilgi veya belge istediği ara kararında, 'İstenen bilgi ve belgelerin belirtilen sürede gönderilmemesi halinde, dosyadaki mevcut delil durumuna göre karar verileceği ve bu durumun idare aleyhine delil olarak değerlendirilebileceği' gibi bir ihtarda bulunmalıdır. 2) **İdarenin Uymaması:** Eğer idare, haklı bir sebep göstermeksizin (örneğin devlet sırrı gibi İYUK m. 20/3'teki bir neden olmaksızın) bu ara kararına uymazsa, mahkeme bu durumu bir tutanakla tespit eder. 3) **Karar Aşamasında Değerlendirme:** Nihai kararını verirken mahkeme, idarenin bu tutumunu dikkate alır. İspat yükü kural olarak davacıda olsa da, idarenin elindeki bir delili sunmaktan kaçınması, davacının iddialarının zımnen kabul edildiği yönünde bir karine oluşturabilir. Mahkeme, 'delillerin serbestçe değerlendirilmesi' ilkesi çerçevesinde, idarenin bu davranışını onun aleyhine bir delil olarak yorumlayabilir ve kararını dosyadaki diğer delillerle birlikte bu çerçevede oluşturur. Kısacası, idarenin delil sunmaktan kaçınması, kendi aleyhine sonuçlar doğurabilir.