6706 sayılı Kanun'da düzenlenen iade yargılamasında 'çifte suçluluk' (double criminality) ilkesi nasıl işler? Bir eylemin talep eden devlette suç olup, Türkiye'de suç olmaması durumunda iade talebinin akıbeti ne olur?
'Çifte suçluluk' ilkesi, iade hukukunun temel prensiplerinden biridir ve iadenin gerçekleşebilmesi için, iadeye konu fiilin hem talep eden devletin hukukuna göre hem de talebin yöneltildiği devletin (Türkiye'nin) hukukuna göre suç teşkil etmesini gerektirir. 6706 sayılı Kanun'un 10/1-a maddesinde bu ilke, 'İade talebine konu olan fiilin, Türk kanunlarına ve talep eden devletin hukukuna göre soruşturulması veya kovuşturulması için ceza zamanaşımı veya cezanın infazı için ceza zamanaşımı dolmamışsa' ve 10/1-b'de 'Türk kanunlarına göre suç teşkil etmesi' şeklinde dolaylı olarak düzenlenmiştir. Eğer bir eylem, talep eden devlette suç olarak tanımlanmış ancak Türk Ceza Kanunu'na göre bir suç teşkil etmiyorsa (örneğin, sadece o ülkeye özgü dini veya siyasi bir suç), çifte suçluluk şartı gerçekleşmemiş olur. Bu durumda, iade talebi diğer koşullara bakılmaksızın ağır ceza mahkemesi tarafından reddedilmek zorundadır. Bu, bir devletin, kendi hukuk sisteminde suç saymadığı bir fiil nedeniyle başka bir devlete kişi teslim etmemesi prensibine dayanır.