HMK m. 331/3'e göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilen bir dosyada, davalı vekili, kararın kesinleşmesinden yıllar sonra vekalet ücreti talebinde bulunabilir mi? Bu talebin tabi olduğu bir zamanaşımı süresi var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289383

Bu konu HMK'da açıkça düzenlenmemiştir, ancak genel hukuk ilkeleri ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde yorumlanabilir. HMK m. 331/3'teki 'talep üzerine' ifadesi, bu hakkın kullanılmasının bir süreye tabi olup olmadığı sorusunu gündeme getirir. Yargılama giderleri ve bu kapsamdaki vekalet ücreti, mahkeme kararının bir parçası olan 'ilam'a dayalı bir alacak niteliğindedir. İlama bağlı alacaklar için genel zamanaşımı süresi, İcra ve İflas Kanunu m. 39 uyarınca, son işlem tarihinden itibaren 10 yıldır. Ancak burada henüz bir ilam yoktur; sadece talep hakkı vardır. Bu talep hakkının, kararın kesinleşmesinden itibaren Borçlar Kanunu'ndaki genel zamanaşımı süresi olan 10 yıla (TBK m. 146) tabi olduğu savunulabilir. Davalının, davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde görevli mahkemeye başvurarak vekalet ücreti talebinde bulunabileceği kabul edilmelidir. Ancak hakkın kötüye kullanılması yasağı (TMK m. 2) çerçevesinde, çok uzun süre sessiz kaldıktan sonra bu talebin ileri sürülmesi, somut olayın koşullarına göre dürüstlük kuralına aykırı bulunabilir. Yine de temel kural, 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanması yönündedir.