Danıştay 4. Dairesi'nin 2009/9359 E. sayılı kararında, defter ve belgelerini ibraz etmeyen mükellefin katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesi hukuka uygun bulunmuştur. Mükellefin, defterlerini mahkemede ibraz etmesi, KDV indirim hakkını yeniden canlandırır mı? Bu durumun KDV Kanunu m. 29 ve 34 ile ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289380

Hayır, canlandırmaz. Danıştay kararında ve KDV Kanunu'nun ilgili maddelerinde bu durum net bir şekilde düzenlenmiştir. KDV Kanunu'nun 34. maddesi, KDV indiriminin iki temel şekli şarta bağlı olduğunu belirtir: 1) Verginin, alış faturası veya benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi. 2) Bu vesikaların 'kanuni defterlere kaydedilmesi'. Aynı Kanun'un 29/3. maddesi ise bu indirim hakkının 'vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde' kullanılabileceğini belirtir. Mükellef, defter ve belgelerini vergi incelemesine ibraz etmeyerek, bu kayıtların usulüne uygun ve zamanında yapılıp yapılmadığının idare tarafından denetlenmesini engellemiştir. Defterlerin sonradan mahkemeye sunulması, bu kayıtların yasal süresi içinde (takvim yılı içinde) yapıldığı gerçeğini ispatlamaya yetmez. Mahkemenin, aylar veya yıllar sonra sunulan defterlerdeki kayıtların zamanında yapılıp yapılmadığını tespit etme imkanı yoktur. Mükellef, denetimden kaçınarak en temel usuli yükümlülüğünü ihlal ettiği için, KDV indirim hakkının maddi koşullarını (fatura varlığı) ispatlasa bile, şekli koşulunu (zamanında ve usulüne uygun kayıt ve bu kaydın denetlenebilirliği) yerine getiremediği için indirim hakkını kaybeder. Bu nedenle mahkemeye sonradan ibraz, bu hakkı yeniden canlandırmaz.