Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/5985 E. sayılı kararında, sanığın önce mahkeme hakimine, hemen ardından duruşma salonundan çıkarılırken avukata hakaret etmesi eylemi neden iki ayrı hakaret suçu değil de, TCK m. 43/2 kapsamında tek fiille birden çok kişiye karşı işlenmiş tek bir hakaret suçu olarak kabul edilmiştir?
Yargıtay 18. Ceza Dairesi bu kararında, 'fiilin hukuki anlamda tekliği' prensibini uygulamıştır. TCK m. 43/2'nin (aynı nev'iden fikri içtima) uygulanabilmesi için, tek bir fiil ile birden fazla kişinin mağdur edilmesi gerekir. Daireye göre, 'tek fiil'den anlaşılması gereken, sadece fiziksel olarak tek bir hareket değildir. Aralarında yer ve zaman bakımından sıkı bir bağlantı bulunan, aynı suç işleme kararına dayalı ve bir bütünlük oluşturan hareketler dizisi de hukuken 'tek fiil' sayılır. Karara konu olayda, sanığın hakaretleri aynı duruşma salonunda, çok kısa bir zaman aralığında, aynı olaya (duruşmadaki bir duruma) gösterdiği tepkinin bir parçası olarak gerçekleşmiştir. Bu eylemler, objektif bir gözlemci açısından tek bir iradi kararın (öfke patlamasının) birbirini takip eden dışavurumlarıdır. Daire, bu hareketlerin bir bütünlük oluşturduğunu ve hukuken tek bir hakaret fiili olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrı ayrı iki suç olarak kabul edilmesi, cezada adaletsizliğe yol açacağı gibi fiilin bütüncül yapısını da göz ardı edecektir. Bu nedenle, tek ceza verilip TCK m. 43/2 uyarınca artırım yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.