Cumhurbaşkanına hakaret suçunun (TCK 299) manevi unsuru 'genel kast' iken, göçmen kaçakçılığı suçunun (TCK 79) manevi unsuru neden 'maddi menfaat elde etmek maksadı' şeklinde bir özel kast olarak düzenlenmiştir? İki suç tipi arasındaki bu farkın kanun koyucunun amacı açısından gerekçesini açıklayınız.
Bu fark, iki suçla korunmak istenen hukuki değerlerin ve suçların tipik işleniş biçimlerinin farklılığından kaynaklanır. **Cumhurbaşkanına hakaret (TCK 299)** suçunda temel amaç, Cumhurbaşkanının şahsında devletin manevi kişiliğini ve saygınlığını korumaktır. Bu saygınlık, failin amacı ne olursa olsun (siyasi, kişisel, anlık bir öfke vb.) hakaret fiiliyle zedelenir. Bu nedenle kanun koyucu, failin özel bir amaç gütmesini aramamış, hakaret etme iradesini (genel kast) yeterli görmüştür. **Göçmen kaçakçılığı (TCK 79)** suçunda ise durum farklıdır. Kanun koyucunun buradaki temel amacı, genellikle uluslararası organize suç örgütleri tarafından yürütülen ve insan sömürüsüne dayanan ticari bir 'sektörü' hedef almaktır. Suçun gerekçesinde de belirtildiği gibi, bu suç 'genellikle suç örgütleri marifetiyle' işlenir. 'Maddi menfaat elde etme maksadı' şeklindeki özel kast, bu suçun ticari ve organize niteliğini vurgular. Bu unsur, eylemi, örneğin insani nedenlerle bir sığınmacıya yardım etmekten veya siyasi nedenlerle bir muhalifi ülke dışına çıkarmaktan ayırır. Kanun koyucu, cezalandırmak istediği ana kitlenin, bu işi bir kazanç kapısı olarak gören organizasyonlar ve kişiler olduğunu bu özel kast unsuruyla ortaya koymuştur.