İYUK m. 20/A'daki ivedi yargılama usulü 'ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri' için uygulanır. 'İhale işlemleri'nden ne anlaşılmalıdır? Bir ihalenin geçici teminatının iade edilmemesine ilişkin işlem, bu kapsamda mıdır? (Bkz. Danıştay 13. Daire 2016/4974 E.)
'İhale işlemleri' kavramı, 2886 ve 4734 sayılı kanunlardaki tanımlar ve yerleşik Danıştay içtihatları çerçevesinde, ihale ilanı ile başlayıp, ihale yetkilisinin onayı ve sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan süreci ifade eder. Bu süreçteki işlemler (ihale ilanı, şartname, yeterlilik değerlendirmesi, tekliflerin değerlendirilmesi, ihalenin karara bağlanması vb.) ivedi yargılama usulüne tabidir. Ancak, Danıştay 13. Dairesi'nin 2016/4974 E. sayılı kararında belirtildiği gibi, bu sürecin bir sonucu olarak ortaya çıkan ve daha çok bir alacak talebi niteliği taşıyan 'geçici teminatın iadesi' veya 'şartname bedelinin tazmini' gibi uyuşmazlıklar, ivedi yargılama usulünün amacına (ivedilikle sonuçlandırılması gereken temel ihale sürecindeki belirsizliği giderme) hizmet etmez. Danıştay, bu tür parasal talepleri, yargısal sürecin süratle sonuçlandırılması özel önem taşıyan 'ihale uyuşmazlığı' olarak nitelendirmemiş ve ivedi yargılama usulü kapsamında görmemiştir. Dolayısıyla, bu tür bir dava genel idari yargılama usulüne tabidir ve karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.