İYUK m. 20/A (İvedi Yargılama) ve m. 20/B (Sınav Davaları) usullerinde, 'yürütmenin durdurulması talebine ilişkin olarak verilecek kararlara itiraz edilemez' hükmü getirilmesinin sebebi nedir? Bu durum, etkili başvuru hakkı açısından bir sorun teşkil eder mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289366

Bu hükmün temel sebebi, bu tür davaların olağanüstü bir hızla sonuçlandırılması amacıdır. Yürütmenin durdurulması (YD) kararlarına itiraz yolu açık olsaydı, dosyanın bir de itiraz merciine (Bölge İdare Mahkemesi veya Danıştay ilgili Dairesi) gidip gelmesi gerekecek, bu da kanunun öngördüğü 1 aylık veya 15 günlük nihai karar verme sürelerinin fiilen aşılarak yargılamanın uzamasına neden olacaktı. Kanun koyucu, yargılamanın süratini, YD kararlarına itiraz hakkına tercih etmiştir. Bu durum, etkili başvuru hakkı (Anayasa m. 40, AİHS m. 13) açısından bir sorun teşkil etme potansiyeline sahiptir. Çünkü YD talebinin reddedilmesi halinde, davacı için telafisi güç veya imkansız zararlar doğabilir ve bu red kararına karşı bir üst merci denetiminin olmaması, hak kaybı riskini artırır. Ancak bu kısıtlamanın meşruiyeti, davanın esasının çok kısa bir sürede karara bağlanacak olmasıyla dengelenmeye çalışılmıştır. Yani, YD talebi reddedilse bile, davacı çok kısa bir süre sonra esasa ilişkin nihai karara ulaşabileceği için, etkili başvuru hakkının özünün zedelenmediği varsayılmaktadır. Buna rağmen, özellikle telafisi imkansız zararların söz konusu olduğu durumlarda bu düzenleme eleştiriye açıktır.