6706 sayılı Kanun m. 11/4'ün uygulanmasında, iadesi talep edilen kişinin Türkiye'de yasa dışı (kaçak) olarak bulunuyor olması, 'uzun zamandan beri Türkiye'de bulunuyor olması' kişisel halinin değerlendirilmesini engeller mi?
Bu durum, mahkemenin takdirine bağlı karmaşık bir hukuki sorundur. Kanun metni, Türkiye'de 'bulunuyor olmaktan' bahsetmekte, bu bulunuşun hukuki statüsüne (yasal veya yasa dışı) ilişkin bir ayrım yapmamaktadır. Bu nedenle, kişinin yasa dışı olarak bulunması, m. 11/4'ün uygulanmasını kategorik olarak engellemez. Ancak mahkeme, orantılılık denetimi yaparken bu durumu dikkate alacaktır. Bir yanda, kişinin yasa dışı statüsü, Türkiye ile kurduğu bağların 'meşruiyeti' konusunda aleyhine bir delil olabilir. Diğer yanda ise, özellikle çok uzun yıllardır Türkiye'de yaşıyorsa, burada bir aile kurmuşsa, çocukları Türk vatandaşıysa ve sosyal-ekonomik olarak tamamen buraya entegre olmuşsa, statüsünün yasa dışı olması, iade edilmesi halinde yaşayacağı orantısız mağduriyet gerçeğini ortadan kaldırmaz. AİHM de kararlarında, bir kişinin hukuki statüsünden bağımsız olarak, fiilen var olan aile bağlarının 8. madde kapsamında korunması gerektiğini vurgulamaktadır. Dolayısıyla mahkeme, kişinin yasa dışı statüsünü bir faktör olarak değerlendirecek, ancak bu durumu mutlak bir ret sebebi olarak görmeyip, fiilen kurulan bağların derinliği ve iadenin yaratacağı insani sonuçlarla birlikte tartarak bir karara varacaktır.