TCK m. 299/3'e göre 'kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır'. Bu iznin, CMK'da düzenlenen 'soruşturma izni' (örneğin memur suçları için) kurumundan temel farkı nedir? İzin talebi hangi aşamada ve kim tarafından yapılır?
İki izin türü arasındaki temel fark, iznin yargılamanın hangi aşaması için gerekli olduğudur. 1) **Soruşturma İzni (Örn: 4483 sayılı Kanun):** Bu izin, bir suç iddiası üzerine Cumhuriyet savcısının 'soruşturma'ya başlayabilmesi için gereklidir. İzin verilmeden soruşturma yapılamaz, şüphelilerin ifadesi alınamaz, delil toplanamaz. İzin, genellikle ilgili idari makamdan (vali, kaymakam vb.) istenir. 2) **Kovuşturma İzni (TCK m. 299/3):** Bu izin ise, soruşturmanın tamamlanmasından sonra, Cumhuriyet savcısının 'kovuşturma' aşamasına geçebilmesi, yani mahkemede kamu davası açabilmesi için gereklidir. Soruşturma (şüphelinin ifadesinin alınması, delillerin toplanması vb.) izne tabi değildir ve re'sen yapılır. Soruşturma sonucunda yeterli şüpheye ulaşan Cumhuriyet savcısı, iddianame düzenlemeden önce, dava açabilmek için Adalet Bakanlığı'ndan bu 'kovuşturma iznini' talep eder. İzin gelirse dava açılır, gelmezse 'kovuşturmaya yer olmadığına' dair karar verilir. Kısacası, biri soruşturmanın, diğeri kovuşturmanın ön şartıdır.