Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/2645 E. sayılı kararında, usulüne uygun iddianame tebliğ edilmeyen sanığın CMK m. 190 uyarınca hakları hatırlatılmadan sorgusunun yapılması 'savunma hakkının kısıtlanması' olarak kabul edilmiştir. Sanığa bu hakları hatırlatılsaydı ve sanık duruşmaya devam edilmesini kabul etseydi, bu durum hukuki sonucu değiştirir miydi?
Evet, değiştirirdi. CMK m. 190/2, kanunda belirtilen sürelere (örneğin CMK m. 176/4'teki bir haftalık süre) uyulmaması halinde sanığa 'duruşmaya ara verilmesini isteme hakkı' olduğunu hatırlatma yükümlülüğünü mahkemeye yüklemiştir. Yargıtay'ın bozma kararı, hem süreye uyulmaması hem de bu hakkın hatırlatılmaması olmak üzere iki ihlalin bir arada gerçekleşmesine dayanmaktadır. Eğer mahkeme, süreye uyulmadığını fark edip, sanığa 'İddianameyi yeni öğrendiniz, savunmanızı hazırlamak için duruşmaya ara verilmesini isteme hakkınız var. Bu hakkınızı kullanmak istiyor musunuz, yoksa savunma yapmaya hazır mısınız?' şeklinde bir hatırlatma yapsaydı ve sanık da buna rağmen savunma yapmaya hazır olduğunu ve duruşmaya devam edilmesini istediğini beyan etseydi, bu durum tutanağa geçirilmek kaydıyla geçerli bir 'feragat' sayılırdı. Bu durumda, sanık bilerek ve isteyerek hakkından vazgeçtiği için, sonradan savunma hakkının kısıtlandığını ileri süremezdi ve bu durum bir bozma nedeni oluşturmazdı. Kısacası, kilit nokta, sanığın bilgilendirilmiş bir iradeyle hakkından feragat edip etmediğidir.