Mülga TCK'nın 158. maddesi Cumhurbaşkanına hakareti hem 'muvacehesinde' (huzurunda) hem de 'gıyabında' (yokluğunda) işlenmesine göre farklı cezalar öngörürken, TCK 299'da bu ayrım neden kaldırılmıştır? Bu değişikliğin suçun hukuki niteliğine ve korunmak istenen değere etkisini yorumlayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289348

TCK 299'da bu ayrımın kaldırılmasının temel nedeni, suçla korunan hukuki değerin öncelikle Cumhurbaşkanının şahsı değil, onun temsil ettiği 'Devlet makamının saygınlığı' olarak kabul edilmesidir (Bkz: TCK 299 Gerekçesi). Makamın saygınlığı, hakaretin nerede ve nasıl işlendiğinden bağımsız olarak zedelenir. Eylemin Cumhurbaşkanının huzurunda veya yokluğunda işlenmesi, bu temel değerin ihlali açısından bir fark yaratmaz. Bu değişiklik, suçun kişiye karşı işlenen suçlardan ziyade Devlete karşı işlenen suçlar kategorisindeki yerini pekiştirmiştir. Aleniyetin (TCK 299/2) ayrı bir nitelikli hal olarak düzenlenmesi, eylemin yayılma potansiyelinin ve dolayısıyla makamın saygınlığına verdiği zararın büyüklüğünün, fiilin mağdurun huzurunda olup olmamasından daha önemli bir kriter olarak kabul edildiğini göstermektedir.