Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2016/1480 E. sayılı kararında, sanığın diğer katılanlara yönelik hakaretinin alenen işlendiği kabul edilirken, Cumhurbaşkanına yönelik hakaretin de (başka bir eylemde) alenen işlendiği ve TCK 299/2'nin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi neden bir bozma nedeni olarak belirtilmiştir? Bu durum, ceza hukukundaki hangi ilkeyle ilgilidir?
Yargıtay'ın bu tespiti, ceza hukukundaki 'kanunilik' ve 'hükmün tüm unsurlarıyla doğru kurulması' ilkeleriyle ilgilidir. Kararda mahkeme, sanığın diğer kişilere yönelik hakaretini alenen işlediğini kabul edip cezayı artırırken, benzer şekilde aleni bir ortamda (sosyal medya) işlenen Cumhurbaşkanına hakaret suçunda aleniyet unsurunu (TCK 299/2) gözden kaçırmıştır. TCK 299/2, suçun alenen işlenmesini cezanın artırılmasını gerektiren bir nitelikli hal olarak düzenlemiştir. Mahkemenin, suçun unsurları ve nitelikli hallerini eksiksiz bir şekilde değerlendirip uygulaması zorunludur. Mahkemenin, olayda var olan aleniyet unsurunu görmezden gelerek TCK 299/2'yi uygulamaması, kanunun eksik uygulanması anlamına gelir ve hukuka aykırılık teşkil eder. Yargıtay, hükmün kanuna uygun ve eksiksiz bir şekilde kurulmasını sağlamakla görevli olduğundan, bu eksikliği bir bozma nedeni olarak tespit etmiştir. Ancak bu bozma aleyhe bir bozma olduğu için, sanığın kazanılmış hakkı (CMUK 326/son) korunacaktır.