6706 sayılı Kanun m. 11/4 kapsamında iadesi talep edilen kişinin Türkiye'de 'evli bulunması' tek başına iadenin reddi için yeterli bir sebep midir? Bu durumun 'fiilin ağırlığı ile orantısız mağduriyet' yaratması nasıl ispatlanabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289321

Hayır, tek başına yeterli değildir. Kanun metni 'evli bulunması gibi kişisel halleri nedeniyle, iadenin kişinin kendisini veya ailesini, fiilin ağırlığı ile orantısız şekilde mağdur edecek olması durumunda' diyerek, evliliğin tek başına bir ret sebebi olmadığını, bunun bir 'sonuca' (orantısız mağduriyete) yol açması gerektiğini belirtmektedir. Bu mağduriyetin ispatı için şu tür deliller kullanılabilir: 1) Aile Nüfus Kayıt Örneği: Evliliği ve çocukların varlığını gösterir. 2) Sosyal ve Ekonomik Durum Araştırması: Kolluk tarafından yapılacak bir araştırma ile kişinin Türkiye'deki yerleşim durumu, işi, sosyal çevresi, aile bağlarının derinliği tespit edilebilir. Yargıtay 10. CD, 2021/17787 E. kararında bu tür bir araştırmaya dayanılmıştır. 3) Çocukların Okul Kayıtları ve Sağlık Raporları: Çocukların Türkiye'deki eğitim hayatına ve sosyal düzene entegre olduğunu gösterir. 4) Tanık Beyanları: Ailenin ve kişinin Türkiye'deki yaşamına ve bağlarına tanıklık edecek kişilerin ifadeleri. 5) Eşin ve Çocukların Beyanları: İadenin aile üzerindeki olası yıkıcı etkilerini anlatmaları. Mahkeme, bu delilleri iadeye konu suçun ciddiyetiyle tartarak bir orantılılık denetimi yapacak ve takdir hakkını kullanacaktır.