TCK m. 299 kapsamında, failin Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlerken aynı zamanda siyasi bir saikle hareket etmesi, cezanın belirlenmesinde (TCK m. 61) bir ağırlaştırıcı neden olarak dikkate alınabilir mi?
Hayır, aksine bu durum cezanın bireyselleştirilmesinde farklı yorumlanabilir. Yargıtay içtihatlarına göre suçun oluşumu için genel kast yeterlidir ve siyasi saik aranmaz (YCGK 2017/1106 E.). Ancak cezanın belirlenmesi aşamasında TCK m. 61'e göre failin 'güttüğü amaç ve saik' dikkate alınır. Eğer failin eylemi, kişisel bir husumetten ziyade, bir politik eleştiri sınırını aşan ancak yine de siyasi bir bağlamda söylenen bir ifade ise, mahkeme bu saiki cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir etken olarak görebilir. Öte yandan, eğer siyasi saik, toplumu kin ve düşmanlığa tahrik etme veya Devletin otoritesini sistemli bir şekilde aşağılama gibi daha ağır bir amaca hizmet ediyorsa, bu durum 'kastın yoğunluğu' olarak değerlendirilip cezanın üst sınıra yakın belirlenmesinde rol oynayabilir. Dolayısıyla, siyasi saikin varlığı tek başına bir ağırlaştırıcı neden değildir; niteliğine ve somut olaydaki tezahürüne göre lehe veya aleyhe değerlendirilebilir.