YCGK 2016/1174 E. sayılı göçmen kaçakçılığı kararında, bazı sanıklar hakkındaki iletişimin tespiti kararlarında düzeltmeler yapıldığı (örneğin telefon numarasının yanlış yazılması) belirtilmektedir. Bu tür usuli hatalar, iletişimin tespiti yoluyla elde edilen delillerin hukuka uygunluğunu ve delil değerini nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289316

İletişimin tespiti, özel hayata ağır bir müdahale olduğu için CMK'da sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. Kararda, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, numarası gibi bilgilerin açıkça belirtilmesi zorunludur. YCGK 2016/1174 E. sayılı kararda bahsi geçen, yanlış yazılan bir telefon numarasının sonradan mahkeme kararıyla düzeltilmesi gibi durumlar, delilin hukuka uygunluğunu değerlendirirken dikkatle incelenmelidir. Eğer hata, bariz bir maddi hatadan ibaretse ve kimin hedeflendiği konusunda bir şüpheye yol açmıyorsa (örneğin, kişinin kimliği doğru ama numaranın bir rakamı yanlış yazılmış ve bu durum derhal düzeltilmişse), bu durum delili tek başına hukuka aykırı hale getirmeyebilir. Ancak, yanlış numara üzerinden yapılan dinlemeler veya kimin hedeflendiği konusunda belirsizlik yaratan hatalar, elde edilen delili 'hukuka aykırı delil' (CMK m. 217/2) haline getirebilir ve hükme esas alınmasını engelleyebilir. Önemli olan, hatanın niteliği ve temel haklara müdahalenin kanunda öngörülen sınırları aşıp aşmadığıdır. Kararda, mahkemelerin bu düzeltme kararlarını vermesi, usule uygunluğu sağlama çabasını gösterse de, her somut olayın kendi içinde değerlendirilmesi gerekir.