TCK m. 299'da tanımlanan Cumhurbaşkanına hakaret suçunun mağduru kimdir? Mağdur olan Cumhurbaşkanının duruşmalardan haberdar edilmemesi, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/5170 E. sayılı kararına göre nasıl bir usuli sonuca yol açmıştır?
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/5170 E. sayılı kararında, TCK m. 299'daki suçun mağdurunun hem suçtan doğrudan zarar gören 'Cumhurbaşkanı' hem de onu temsilen 'toplumun/kamunun tamamı' olduğu belirtilmiştir. Cumhurbaşkanının suçtan doğrudan zarar gören 'mağdur' sıfatı, ona CMK uyarınca davaya katılma ve kanun yollarına başvurma hakkı tanır. Karara konu olayda, yerel mahkeme beraat kararı vermiş ve suçun mağduru olan Cumhurbaşkanını duruşmadan ve karardan haberdar etmemiştir. Bu durum, mağdurun davaya katılma ve temyiz hakkını kullanmasını engellemiştir. Yargıtay, bu nedenle verilen kararın mağdur olan Cumhurbaşkanı yönünden usulüne uygun olarak kesinleşmediğini kabul etmiştir. Usulüne göre kesinleşmeyen bir karar da olağanüstü kanun yolu olan 'kanun yararına bozma'ya konu olamayacağından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma talebini bu usuli nedenle reddetmiştir. Bu karar, Cumhurbaşkanının bu suç tipinde mağdur sıfatına haiz olduğunu ve CMK'daki tüm haklardan yararlanması gerektiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır.