CMK m. 176/4'e aykırı olarak, sanığa iddianamenin tebliği ile duruşma günü arasında bir haftadan az süre verilmesi halinde, sanığın bu duruma açıkça muvafakat etmesi, savunma hakkının kısıtlandığı iddiasını ortadan kaldırır mı? Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2013/4080 E. sayılı kararındaki yaklaşım nedir?
CMK m. 176/4'teki bir haftalık süre, sanığın savunmasını hazırlaması için öngörülmüş emredici bir kuraldır. Ancak bu hak, sanığın feragat edebileceği bir haktır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2013/4080 E. sayılı kararında, bu kurala uyulmadan duruşmaya devam edilmesi, 'açıkça sanığın muvafakati da alınmadan' yapıldığı için savunma hakkının kısıtlanması olarak görülmüş ve bozma nedeni sayılmıştır. Bu ifadeden çıkan sonuç şudur: Eğer mahkeme, süre kuralına uyulmadığını tespit eder ve durumu sanığa açıklayarak, 'bu duruma rağmen savunma yapmaya hazır olup olmadığını ve duruşmaya devam edilmesine muvafakat edip etmediğini' sorar ve sanık da buna açıkça 'evet' derse, bu durum tutanağa geçirildiği takdirde, savunma hakkının kısıtlandığından söz edilemez. Ancak sanığın açık muvafakati alınmadan veya bu durum kendisine hiç hatırlatılmadan yargılamaya devam edilmesi, savunma hakkının kısıtlanmasıdır ve mutlak bozma nedenidir.