TCK m. 299'un uygulanabilmesi için, hakarete konu eylemin, Cumhurbaşkanının görevi sırasında işlenmesi gerekli midir ve görevinden kaynaklanması şart mıdır? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.04.1990 tarihli kararına göre bu konuyu açıklayınız.
Yargıtay içtihatlarında (örneğin 16. CD, 2016/1480 E. sayılı kararda atıf yapılan CGK'nın 02.04.1990 tarihli kararı) TCK m. 299'un uygulanabilmesi için iki temel koşul aranmaktadır: 1) **Suçun Görevin Devamı Sırasında İşlenmesi:** Hakarete konu eylemin, kişinin Cumhurbaşkanlığı görevini fiilen yürüttüğü sırada işlenmesi gerekir. Görevden ayrıldıktan sonra işlenen hakaret eylemleri TCK m. 299 kapsamında değil, genel hakaret hükümlerini düzenleyen TCK m. 125 kapsamında değerlendirilir. 2) **Görevden Kaynaklanması Şart Değildir:** Ancak, hakaretin konusunun doğrudan Cumhurbaşkanının göreviyle ilgili olması şart değildir. Kişinin özel yaşamına, kişisel özelliklerine yönelik bir hakaret de, bu hakaret görevi sırasında yapıldığı müddetçe TCK m. 299'u oluşturur. Çünkü madde, sadece Cumhurbaşkanlığı makamını değil, o makamı temsil eden kişinin şeref ve saygınlığını da korumaktadır. Dolayısıyla, önemli olan eylemin yapıldığı tarihte kişinin Cumhurbaşkanı sıfatını taşıyor olmasıdır; hakaretin içeriğinin görevle ilgili olup olmamasının bir önemi yoktur.